nav_bar_left Anasayfa arrow Arşiv arrow YIL:1 SAYI:2 arrow KOBİLERİN FİNANSMAN SORUNU VE SERMAYE PİYASASI YOLUYLA ÇÖZÜMÜ
 

Ebsco
E-dergimiz EBSCO Host
tarafından taranmaktadır.


E-Dergimiz Index Copernicus 
tarafından taranmaktadır. 

Asos
E-dergimiz Asosindeks tarafından
taranmaktadır.

Ana Menü
Anasayfa
Editorden
Künye
Yazım Kuralları
Arşiv
Arama
İletişim
Arşiv
YIL:5 SAYI:2
YIL:5 SAYI:1
YIL:4 SAYI:2
YIL:4 SAYI:1
YIL:3 SAYI:2
YIL:3 SAYI:1
YIL:2 SAYI:2
YIL:2 SAYI:1
YIL:1 SAYI:1
YIL:1 SAYI:2
Web Stats
Son Eklenenler

KOBİLERİN FİNANSMAN SORUNU VE SERMAYE PİYASASI YOLUYLA ÇÖZÜMÜ PDF Yazdır E-posta



Öğr.Gör. Hatice Biçen Yılmaz
U.Ü. SBMYO İşletme Programı

GİRİŞ

Ülkemizde olduğu gibi diğer ülkelerde de ekonominin temel taşlarını Küçük ve Orta Büyüklükteki (KOBİ) işletmeler oluşturmaktadır. KOBİ’ler büyük holdingler ve kuruluşlardan bağımsız olarak çalışan, bulunduğu sektörü tek başına yönlendiremeyen kuruluşlardır.

Bu işletmeler genel olarak, daha az yatırımla daha çok üretim ve ürün çeşitliliği sağlama, daha düşük yatırım maliyeti ile istihdam imkanı yaratma, ekonomik dalgalanmalardan daha az etkilenme, talep değişikliklerine daha kolay uyum gösterme ve teknolojik yeniliklere daha yatkın olma gibi özelliklere sahiptir. Bu özelliklerinden dolayı, bölgelerarası dengeli kalkınmada ve gelir dağılımı çarpıklıklarının en alt düzeye indirilmesinde büyük rol oynarlar(Gündoğdu,F ;Emsen,Ö S;Özkan Ş).

KOBİ’ler; tahsilatta karşılaşılan güçlüklere bağlı nakit sıkıntısını giderebilmek, işletme sermayesi ihtiyacını karşılamak, teknolojik yeniliklere ayak uydurabilmek ve yeni yatırımlar yapabilmek için finansman kaynaklarına ihtiyaç duymaktadır.

KOBİ’ler, yeterli öz kaynağa sahip olmamaları nedeniyle belirtilen nedenlerle dış kaynaklara başvurmak zorunda kalmaktadırlar. Fakat söz konusu kaynakların maliyetli olması, kârlılık seviyesini düşürmekte ve firmaların malî krize girmesine neden olmaktadır(http://akademiktisat.sitemynet.com/makaleler/kobi finansalsorunlar.htm).

Bu yazıda Kobi’lerin finansman ihtiyaçlarını banka kredileri ve diğer alternatif finansman kaynakları ile gidermedeki güçlüklerine değinilerek, sermaye piyasası aracılığıyla gidermesinin daha verimli olacağı ve KOBİ’lere yönelik Gelişen İşletmeler Piyasası (KOBİ Borsası) oluşturulması çalışmaları değerlendirilecektir.

KOBİLERİN TEMEL ÖZELLİKLERİ

Ekonominin temel taşlarını oluşturan KOBİ’ler; istihdam alanı yaratan, toplumsal istikrarı korumada rölü olan, yeni fikirler yaratan ve yenilikleri takip eden, değişikliklere kolay ayak uyduran, ekonominin genişlemesine ivme kazandıran, bölgesel kalkınmayı hızlandırarak büyük yerleşim yerlerine göçü engelleyen, bireysel tasarrufları yatırıma yönlendirerek büyük sanayi kuruluşlarının tamamlayıcısı olan işletmelerdir.

Ülkemizde KOBİ’lerin tüm işletmeler içindeki payı %99,8, istihdam içindeki payı %76,7 gibi oldukça büyük bir paya sahip olmasına karşın toplam kullandırılan kredilerden % 5 gibi küçük bir pay almaktadırlar(Ercan,Metin Kamil;s;7). KOBİ’ler banka kredileri dışında da alternatif finansman kaynaklarından leasing, factoring, risk sermayesi, franchising ve sermaye piyasası araçlarından yeterince yararlanamamaktadır.

KOBİ’lerin sorunları konusunda TÜSİAD tarafından yapılan bir anket çalışmasında finansman sorununun en önemli sorun olarak en başta geldiği tespit edilmiştir(Küçükçolak Recep Ali ,s:45).

KOBİ tanımları ülkeden ülkeye değiştiği gibi aynı ülkedeki değişik kurumlarda da farklı KOBİ tanımlamaları bulunmaktadır.

Ülkemizdeki KOBİ tanımlamaları ise şöyledir:KOSGEB aktif büyüklüğü sınırlaması getirmeksizin;
1-50 işçi çalıştıran işletmeleri Küçük Sanayi
51-150 işçi çalıştıran işletmeleri Orta Ölçekli Sanayi işletmesi olarak tanımlamaktadır.

Hazine Müsteşarlığı arsa ve binalar hariç aktif büyüklüğü 400.000.YTL’yi aşmayan;
1-9 işçi çalıştıran işletmeleri Çok Küçük Ölçekli
10-49 işçi çalıştıran işletmeleri Küçük Ölçekli
50-250 işçi çalıştıran işletmeleri Orta Ölçekli İşletmeler olarak tanımlamaktadır.

Dış Ticaret Müsteşarlığı imalat sanayinde faaliyet gösteren arsa ve binalar hariç aktif büyüklüğü 2.000.000.$ aşmayan, 1-200 işçi çalıştıran işletmeleri KOBİ olarak tanımlamaktadır.

Halk Bankası imalat sanayinde faaliyet gösteren arsa ve binalar hariç aktif büyüklüğü 950.000.YTL ‘yi aşmayan, 1-250 işçi çalıştıran işletmeleri KOBİ olarak tanımlamaktadır.

Eximbank, imalat sanayinde faaliyet gösteren arsa ve binalar hariç aktif büyüklüğü 2.000.000.$ ‘ı aşmayan, 1-200 işçi çalıştıran işletmeleri KOBİ olarak tanımlamaktadır.

Farklı KOBİ tanımlamalarıyla karşı karşıya kalınsa da KOBİ’lerin temel özelliği, genellikle emek yoğun teknoloji kullanan, sektörü tek başına yönlendiremeyen, sermayelerinin en fazla %25'i büyük işletmelere ait olan küçük ve orta ölçekli işletmelerdir.

KOBİ tanım farklılıkları giderilmek amacıyla mevzuat çalışmaları hızlandırılmış, konuyla ilgili kanun çıkarılarak, AB ile uyumlu bir KOBİ tanımı konusunda son aşamaya gelinmiştir(http://wwwtobb.org.tr/haberler/III%20KOBİ
%20ZİRVESİ%20BİLDİRGESİ%2018-09-2005.pdf).

2. KOBİLERİN FİNANSMAN SORUNLARI


KOBİ’lerin finansman sorunlarının temelinde özsermaye ve işletme sermayelerinin yetersiz oluşu gelmektedir. Özsermaye yapıları yeterli olmayan işletmeler büyümede ve faaliyetlerini sürdürmede zorluklarla karşılaşmaktadır.

KOBİ’lerin yaratıcılık, büyüme ve varlıklarını devam ettirmede en önemli sorunlardan biri finansmandır. Kaynak sorunu KOBİ’lerin piyasa paylarını korumada ve dışa açılmada en büyük sıkıntılarıdır. Pek çok ülkede, KOBİ’ler finansman sorununun aşılmasında: ya borçlanma yada sermaye artırımı yoluna gitmektedirler(Küçükçolak, s:39). Borçlanma seçeneğinde satıcı kredileri, banka kredileri en önemli kaynakları oluşturmaktadır. Sermaye artırımında ise ya mevcut ortakların yada yeni ortakların sermaye artırımına katılması ifade edilmektedir. Kar ortaklara dağıtılmayıp bünyede tutularak da sermayenin güçlenmesi sağlanabilir. Eski ortakların sermaye katılımındaki payları yeterli olmadığı durumlarda, yeni ortaklar alınarak sermaye güçlendirilir.

İşletmeye yeni ortak alınması Sermaye Piyasası aracılığı ile de olabilir. Ancak KOBİ niteliğindeki işletmeler yeterince tanınmadıkları ve asgari kotasyon şartlarını yerine getiremedikleri için Sermaye Piyasası aracılığı ile hisse senedi ihraç etmekten kaçınmaktadırlar. Yine işletmeler uzun vadeli fon ihtiyaçlarını karşılayabilmek için sermaye piyasası aracılığı ile tahvil-finansman bonosu da ihraç edebilirler. Fakat son yıllarda ülkemizde iç borçlanma senetlerinin yüksek faiz oranlarıyla çok yaygın olarak dolaşımda olması KOBİ ve daha büyük ölçekli işletmelerin tahvil-finansman bononosu ihraç etmelerini engel olmuştur.

KOBİ’ler banka kredilerinden yeterince yararlanamamaktadır. KOBİ’lerin toplam banka kredileri kullanma oranlarının düşük kalmasının nedeni, reel faiz oranlarının yüksek olması, büyük ölçekli işletmeler gibi kredi maliyetlerini ürettikleri malın fiyatına tamamen yansıtıp satış miktarını arttıramamış olmalarıdır.. Ayrıca bankaların risklerini güvence altına almak için istedikleri teminatları KOBİ’ler vermekte zorlanmaktadır. KOBİ’lerin kayıt dışı bilançolarından dolayı yeterli özsermaye ve aktif büyüklüğe sahip olmamaları nedeniyle, bankalar kredi vermekte tereddüt etmektedirler.

İTO’nun yaptığı bir araştırmada, KOBİ’lerde sermayenin kaynağının %78,56’sını önceden yapılan tasarrufların; %7,71’lik kısmını da banka kredilerinin oluşturduğu ortaya çıkmıştır(http://akademiktisat.sitemynet.com/makaleler/
kobi finansal sorunlar.htm
). Ülkemizde orta vadeli kredi verme oranının düşük olduğu dikkate alındığında KOBİ’lerin yatırımlarını orta vadeli kredi kullanmaksızın daha çok özkaynak, satıcı kredileri ve kısa vadeli banka kredi ile karşılamaya çalıştığı gözlenmektedir. KOBİ’lerin yatırımlarını da özsermayelerinin yetersiz kaldığı durumlarda, orta vadeli kredi yerine kısa vadeli banka kredilerine yönelmeleri sonucunda, daha üretim aşamasına gelmeden kredilerin geri ödeme sürelerinin gelmesi ile mali krize girebilmektedirler. Bu tür örneklerle sıkça karşılaşıldığından KOBİ’ler ya kredi almaktan çekinmekte yada yeni yatırımlara girmekten kaçınmaktadırlar. Yeni yatırımlara girilmemesi istihdamın artmasını engelleyerek ülke ekonomisinin kalkınmasını olumsuz yönde etkilemektedir.

Ayrıca; KOBİ’lerde işletme sahibinin işletmesiyle özdeşleşmesi ve bir kader birliğine girmiş olması, bu işletmelerin kredilendirilmesi şartlarında da etkisini göstermektedir. Nitekim KOBİ’ler kredilendirilirken, kredi verilen işletmenin performansını ve ödeme gücünden ziyade işletme sahibinin kişi olarak gösterebileceği teminatlara bakılmaktadır(Akgemici, s;34). İşlerin kötü gittiği, kredilerin temerrüde düştüğü durumlarda işletme sahibi işletmesinin yanı sıra tüm kişisel varlığını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalmaktadır. Bu nedenlerle işletme sahipleri de kredi almaktan kaçınabilmektedirler. Ancak önümüzdeki yıllarda uygulamaya girecek olan Basel-II kriterlerine göre; bankalar kredi kullandırırken alacağı teminat türüne göre değil, krediyi vereceği firmanın performansına göre karar verecek olup, faiz oranları da aynı kriterlere göre belirlenecektir.

KOBİ’lerde genellikle işletme sahibi finansmandan sorumlu kişidir. KOBİ’lerin büyük çoğunluğunun sahiplerinin teknik kökenli olmaları ve finansman ve muhasebe konusunda çok az bilgiye sahip olmaları mali konularda uzman eleman eksikliği duymalarına neden olmaktadır(Arslan,s;4). Finansman işlerini yabancı bir kişiye bırakmama arzusunun yanı sıra, yeni finansman teknikleri hakkında bilgi ve tecrübeye sahip, etkin tahsilat politikaları sağlayabilen finansman yöneticilerine yüksek ücretler ödemek istememeleri gibi nedenlerle profesyonel finansman yöneticilerini bünyelerinde çalıştırmamaktadırlar.

3. KOBİLERİN FİNANSMAN SORUNLARININ ÇÖZÜMÜNDE SERMAYE PİYASASI ALTERNATİFİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ


Yukarıda değinildiği gibi ülkemizde KOBİ’lerin Sermaye Piyasaları aracılığı ile hisse senedi ve tahvil ihraç etmesi yaygın olarak görülmemektedir.Gerek ellerinde fon fazlası olan yatırımcılar, gerekse fon ihtiyacı olan KOBİ’ler Sermaye Piyasası araçlarını kullanmakta isteksiz davranış göstermektedir. Ülkemizde Sermaye Piyasası’nın yeterince derinlik kazanamamış olması, spekülatif dalgalanmaların bulunması, bilgi eksikliği gibi nedenlerle yatırımcılar ve fon ihtiyacı olan işletmeler Sermaye Piyasası aracılığıyla fazlaca işlem yapmamaktadırlar.

Ülkemizde İstanbul Menkul Kıymetler Borsası bünyesinde Ulusal Pazarın yanı sıra Bölgesel Pazar(İkinci Ulusal Pazar) ve Yeni Ekonomi Pazarı da bulunmaktadır. Bölgesel Pazar; İMKB Kotasyon Yönetmeliği’ndeki kotasyon koşullarını sağlayamayan şirketler ile gelişme ve büyüme potansiyeli taşıyan KOBİ’lerin Sermaye Piyasaları’ndan kaynak temin etmelerine olanak sağlamak, söz konusu şirketlerden Borsa Yönetim Kurulu’nca Borsa’da işlem görmesi uygun görülenlerin hisse senetlerine likidite sağlamak ve bu senetlerin fiyatlarının düzenli ve şeffaf bir piyasada, rekabet koşulları içinde oluşmasını sağlamak amacıyla kurulmuştur
http://www.imkb.gov.tr/halkaarz/pazarlar.htm#ikinciulusal). İMKB bünyesinde Bölgesel Pazar’da halen işlem gören on dört firma bulunmaktadır.

Yeni Ekonomi Pazarı ise; Telekomünikasyon , bilişim, elektronik, internet, bilgisayar üretim, yazılım ve donanım, medya veya Borsa Yönetim Kurulu’nca kabul edilecek benzeri alanlarda faaliyet gösteren teknoloji şirketlerinin Sermaye Piyasası’ndan kaynak elde etmelerini sağlamak ve söz konusu şirketlerin hisse senetlerinin Borsa’da güven ve şeffaflık ortamında, organize ikincil piyasada işlem görmesini sağlamak amacıyla kurulmuştur(http://www.imkb.gov.tr/halkaarz/pazarlar.htm#ikinci ulusal). İMKB bünyesinde Yeni Ekonomi Pazarı’nda halen işlem gören bir firma bulunmaktadır.

Yeni Ekonomi Pazarı’nda iflas ve benzeri durumlara karşı yatırımcıyı korumak amacıyla garantörlük koşulu getirilmiş, garantör sıfatını taşıyanlardan halka arz edilen hisse senetlerinin toplam tutarı kadar teminat, kefalet ve garanti verilmesi istenmiştir(Aras,s;78). Bu durum göz önüne alındığında KOBİ’lerin Yeni Ekonomi Pazarı’nından yararlanmalarının pek mümkün olmadığı görülmektedir.

Görüldüğü gibi Bölgesel ve Yeni Ekonomi Pazarlarına yeterince ilgi uyandırılamamış, KOBİ niteliğindeki işletmeler Sermaye Piyasası’na dahil edilememiştir. KOBİ’lerin kaynak ihtiyaçlarını karşılayabilmek için banka kredilerini kullanma oranlarının % 5 gibi çok düşük olduğu belirtilmişti. Başta KOBİ’ler olmak üzere, gelişme ve büyüme potansiyeline sahip işletmelerin; kaynak ihtiyaçlarına çözüm bulabilmek için, faiz ve ana para geri ödeme maliyeti olmayan, Sermaye Piyasası aracılığı ile hisse senedi ihracını yaygınlaştırmak amacına yönelik olarak ‘’Borsa Dışı Teşkilatlanmış Menkul Kıymetler Piyasalarının Kuruluş ve Çalışma Esasları Hakkında Yönetmelik’’ 18.03.2003 tarih ve 25052 sayılı resmi gazetede yayınlanmıştır. İMKB dışında bir menkul kıymet piyasası oluşturulmasına yönelik olarak, Temmuz 2005 tarihinde KOBİ Borsası olarak da adlandırılan ‘’Gelişen İşletmeler Piyasası A.Ş’’.(GİP) kurulmuştur.

10.000.000.YTL sermayeli olarak kurulan Gelişen İşletmeler Piyasası A.Ş.’nin %63’ne aracı kuruluşlar %7’sine bankalar, %5’ine TOBB, %5’ine TSPAKB ortak olmuştur. Sermaye ve yönetim yapısı itibariyle Türkiye’nin kolektif katılımlı ilk özel borsası olma özelliğini taşımaktadır(http://www.dunyagazetesi.com.tr/news display.asp?uplase).

Gelişen İşletmeler Piyasası; ABD’deki NASDAG benzeri, İMKB’ye göre daha hafif kotasyon şartlarıyla (Belirli bir asgari sermaye, mali tabloların bağımsız denetimden geçmesi, ve halka açıklık oranları gibi koşullar aranacaktır.), elektronik işlem platformu üzerinde faaliyet gösterecektir. KOBİ’lerin yoğun olduğu yerlerde, ‘’Finans Çarşısı’’ şeklinde şubelerle örgütlenecektir. Piyasanın İMKB’ye alternatif değil, tamamlayıcı olacağı, orta vadede rakip hale gelebileceği belirtilmektedir.
İşlemler, ortak bir elektronik işlem platformu üzerinde ve Gelişen İşletmeler Piyasası A.Ş.’nin gözetiminde, serbest rekabet koşulları altında piyasa yapıcılık yöntemine dayalı olarak gerçekleştirilecektir. Kurulacak piyasalara ilişkin organizasyonu oluşturmak, gelişen işlemlerin güven ve istikrar içerisinde, serbest rekabet koşulları altında, dürüstlük ve açıklık ilkeleri çerçevesinde gerçekleştirmesini sağlamakla Gelişen İşletmeler Piyasası A.Ş. sorumlu olacaktır(http://www.isbank.com.tr/reuters-haber-detay.asp?Document
Header=nERS554269).

3.1.KOBİ’lerin Halka Açılmalarının Faydaları


Anonim Ortaklık niteliğindeki KOBİ’lerin halka açılmalarının ve hisse senetlerinin borsada işlem görmesinin çok çeşitli faydaları bulunmakta olup, söz konusu faydalar aşağıdaki şekilde özetlenebilir (http:www.spk.gov.tr/kobi/kobi brosuru.html):
- Finansman ihtiyaçlarını geçici olmayan, kalıcı nitelikte, geri ödeme maliyeti (ana para+faiz) bulunmayan kaynaklarla gidermiş olurlar.
- Halka açılarak borsada işlem gören şirketlerin ortakları, şirket hisse senetlerini, borsa aracılığı ile mümkün olan en kısa sürede gerçek arz ve talebe göre belirlenen fiyat üzerinden alma ve satma imkanına sahip olurlar. Bu yolla yatırımcılar likiditesi yüksek yatırım araçlarına ulaşmış olurlar.
- Halka açık şirketlerin istikrarlı ve güven verici bir görünüm arz etmesi sonucu şirketler daha fazla itibar görürüler. Bu durum, şirketin nitelikli işgücü çekebilmesine, ürettiği mal ve hizmetlerin minimum maliyetle pazarlanmasına yardımcı olur.
- Halka açık şirketlerin kamuyu aydınlatma zorunluluklarının olması, basında daha çok yer almalarına neden olacaktır. Bu nedenle daha yaygın olarak tanınırlar.
- KOBİ’lerin neredeyse tamamına yakın bir kısmı aile şirketlerinden oluşmaktadır. Şirket’in halka açık hale gelmesi, mülkiyet ve yönetimin ayrılmasına ve bu suretle şirketin profesyonel yöneticiler tarafından yönetilmesine neden olur.
- KOBİ’lerin halka açılması, yeni yatırımlara gidilerek, üretim kapasiteleri artırılarak, yeni iş imkanları yaratılarak ekonominin canlanmasına neden olacaktır.
-Yatırımcılar kendi yörelerindeki tanıdıkları bildikleri firmaların hisse senetlerini alarak yastık altındaki paralarını ekonomiye kazandıracaklar ve bölgeler arası kalkınmışlık düzeyi farkını azaltacaklardır.

 

SONUÇ:


Teknolojinin hızla gelişimi, sürekli değişimi ve rekabeti getirmektedir. Ekonominin lokomotifi olan KOBİ’lerin bu değişime ayak uydurabilmeleri için dünya ölçeğinde rekabet edebilir düzeyde olmaları gerekmektedir. KOBİ’lerin gelişimi ve dünya ölçeğinde rekabet edebilir düzeyde olmaları için finasman kaynak maliyetlerinin olmadığı veya düşük olduğu kaynaklara ihtiyaç duyulmaktadır.

İMKB dışında GİP A:Ş:vasıtası ile gelişme ve büyüme potansiyeline sahip şirketler, sermaye piyasası yoluyla hem uzun vadeli borçlanma senedi, hem de hisse senedi ihracıyla fon temin etme imkanını bulacaklardır. Uzun yıllardır yüksek reel faizler nedeniyle fon ihtiyaçlarını giderme konusunda sorunlar yaşayan KOBİ’lere bankacılık sektörü dışında da fon kaynakları sağlanması amaçlanmıştır.

‘’Küçük ölçekli işletmelerin menkul kıymetlerinin işlem gördüğü piyasaların en büyük sorunu olan likidite azlığını aşabilme konusunda piyasa yapıcılık sistemi önemli rol oynayacaktır. Müşteriler tarafından üyelere verilen emirler, en iyi işlem ilkesi çerçevesinde ilgili piyasa yapıcılara iletilecek ve piyasa yapıcılarının verdikleri kotasyonlar üzerinden karşılancaktır. Piyasa yapıcılar, sorumlu oldukları her sermaye piyasası aracı için çift taraflı alış-satış kotasyonu vermek ve bu kotasyonlar doğrultusunda işlem yapmak zorunda olacaklardır’’(http://www.spk.gov.tr/HaberDuyuru/basinaciklamalari/
baskan%20kobi%20acilis%20konusmasi.pdf
).
Piyasa yapıcılık görevinin üstlenilmiş olması bu piyasanın işleyişini kolaylaştıracaktır.

Anadolu’da faaliyet gösteren KOBİ’lere yönelik olarak piyasanın hazırlanmış olması KOBİ’lerin bu piyasaya girmelerini teşvik edecektir. Ayrıca Bölgesel bazda şirketlerin piyasaya katılımının artması ile birlikte, İMKB’ye soğuk bakan ve sermaye piyasalarına yatırım yapma konusunda çekingen davranan yatırımcının, kendi yöresinde yer alan, tanıdığı, bildiği şirketlere daha rahat yatırım yapacağı beklenmektedir. Ellerinde fon fazlası olan bireysel ve kurumsal yatırımcıya alternatif yatırım kaynağı oluşturulmaktadır.

Ayrıca Anadolu’da Sermaye Piyasası dışında hisse senedi ihraç ederek küçük yatırımcıyı mağdur eden şirketlerin önü kesilmiş olacaktır. KOBİ’lerin bu piyasada işlem görebilmesi için kurumsallaşarak, kayıt dışılıktan uzaklaşarak, uluslararası muhasebe standartlarına uygulamaya başlaması gerekecektir.

Gelişen işletmeler piyasasının derinlik kazanabilmesi için vergi teşvikleri ile desteklenmeli, yerli ve yabancı yatırımcılar bu piyasaya çekilmelidir. Bu piyasa aracılığı ile KOBİ’lerin yeni yatırımlara gitmesi, rekabet şanslarını ve istihdamın artırılması sağlanacaktır. Ayrıca, bu yolla bölgeler arası ekonomik farklılık azaltılması mümkün olacaktır.

Kaynaklar;

  • Akgemici,T;Kobilerin Temel Sorunları ve Sağlanan Destekler,KOSGEB,Haziran,2001
  • Aras,Güler;KOBİ’lerin Sermaye Piyasası Yoluyla Fon Sağlama Olanakları: Tezgahüstü Piyasalar ve Risk Sermayesi Finansman Modeli,1.Orta Adadolu Kongresi:Kobilerin Finansman ve Pazarlama Sorunları http://www.kobinet.org.tr/hizmetler/bilgibankasi/
    ekonomi/021.html(erişim
    tarihi:10.10.2005)
  • Arslan,Özgür;Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerde Çalışma Sermayesi Ve Bazı Finansal Yönetim Uygulamaları,C.Ü.İ.İ.B.D,Cilt 4,Sayı 1,2003,http://www.cumhuriyet.edu.tr/edergi(erişim tarihi:07.07.2005)
  • Ercan,Metin Kamil;Kobi Borsaları,Bandırma, kobi zirvesi,http://w3.gazi.edu.tr/web/mkercan/kobiborsaları.pdf,22.05.2005,Bandırma
  • Gündoğdu F; Emsen Ö S; Özkan Ş. Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerde Girişimçilik Yenilikçilik ve Finansman: Kayseri Üzerine Ampirik Bir Çalışma.KOBİNET,Ekonomi ve İş Dünyası 1.Orta Anadolu Kongresi,www.kobinet.org.tr/hizmetler/bilgi bankası/ekonomi/021html-2k
  • http://www.dunyagazetesi.com.tr/news.display.asp?uplase,(erişim tarihi:08.08.2005)
  • http://www.imkb.gov.tr/halkaarz/pazarlar.htm#ikinci ulusal
  • http://www.isbank.com.tr/reuters-haber-detay.asp?Document Header=nERS554269),(erişim tarihi: 08.08.2005)
  • http://www.spk.gov.tr/HaberDuyuru/basinaciklamalari/
    baskan_kobi_acilis_konusmasi.pdf(erişim
    tarihi:17.10.2005)
  • http://wwwtobb.org.tr/haberler/III%20KOBİ %20ZİRVESİ%20BİLDİRGESİ%20 18-09-2005.pdf)(erişim tarihi:12.10.2005).
  • http:www.spk.gov.tr/kobi/kobi brosuru.html (erişim tarihi:13.06.2005)
  • Küçükçolak R Ali; Kobi’lerin Finansman Sorununun Sermaye Piyasası Yoluyla Çözümü, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası,1998
  • Türkiye’de Küçük Ve Orta Ölçekli İşletme(Kobi)lerin Finansal Sorunları: İşletme İçinden Ve Dışından Kaynaklanan Sorunlar, Akademi İktisat,http://akademiktisat.sitemynet.com/makaleler/kobi finansal sorunlar.htm.(erişim tarihi:08.08.2005)
 
Sonraki >
 
internet kitapçınız kitapyurdu.com'dan binlerce kitaba ulaşabilirsiniz.
Döviz Kuru(TCMB)
USD Alış1.4936 YTL
USD Satış1.5008 YTL
EURO Alış1.9252 YTL
EURO Satış1.9345 YTL
  Toplam  217,561